Organizasyon maliyettir. Organizasyon ne kadar büyürse işler o kadar karmaşıklaşır. Karmaşıklığı düzene koyacak kadar işler karmaşıklaşmamışsa Workcube’e ihtiyaç duymayız.
Büyüyen organizasyonlarda profesyonalizm ve kurumsallaşma çoğunlukla bürokratik bir düzene doğru evrilir. Oysa günümüzde daha çok enformatik bir organizasyona dönüşmeyi amaçlamalıyız. “Enformatik organizasyonda nedir?” diyorsak Workcube’e ihtiyaç duymayız
Büyümüş, dallanmış, budaklanmış organizasyonlarda iş birimleri arasında yüksek seviyede, gerçek zamanlı iletişim ve işbirliği tesis etmek, uzak ofisleri yakınlaştırmaki deneyimleri paylaşmak gereksizse Workcube’e ihtiyaç duymayız.
İşletmelerin en önemli sermayesi entelektüel sermayedir. Kolektif IQ veya işletmenin toplam aklı o işletmenin sınırlarını çizer. İş stratejilerimizi, hedeflerimizi, kurallarımızı en hızlı biçimde örgütümüze sahiplendirmek istemiyorsak, ortak dil ve ortak kültür geliştirmek gerekli değilse Workcube’e ihtiyaç duymayız.
Arge’den üretime, satınalmadan satış sonrası hizmetlere, tahsilattan ödemeye tüm iş süreçlerini bütünleştirmenin işletmemizi hızlandıracağına inanmıyorsak, ve hızlı bir işletme olmak önemli değilse Workcube’e ihtiyaç duymayız.
Hızlı olmak rekabetçi üstünlüktür, hızlı olmak maliyetlerimizi düşürür, stok çevrim hızımızı artırır, stok çevrim hızı finansal döngümüzü iyileştirir, finansal döngü kalitesi öz sermaye ihtiyacını azaltır, öz sermaye karlılığı şirket değerini artırır. “Değerli bir şirket istemiyorum” diyorsak Workcube’e ihtiyaç duymayız.
Antenlerimizi açık tutmalıyız. Müşterimize ve sahadaki örgütümüze, kanalımıza her an kulak vermek bizi zinde tutar. Onlarla etkileşim içinde bulunmanın bilinen en iyi ve en ucuz yolu internettir. Internet onları bizim için çalışmaya sevkeder. Webden ürünlerimizi inceleyen, öneri yapan bir müşteri, siparişini giren bir iş ortağı bizim için çalışmış olur. Web’in ruhu budur. “Ruh mu? O da ne? Bizim programa ihtiyacımız var” diyorsak Workcube bize uygun değildir.
Eski dünyanın içe dönük mükemmelleşme konseptleriyle tasarlanmış ERP’nin doğru ama artık yetersiz olduğunun farkında değilsek, kullanıcı bazlı lisanslama politikaları, her bilgisayara yüklenen eski teknolojileri, bakımı zor, sürdürülmesi pahalı “eski dünya liderlerinin” büyüklüğü karşısında gerçeklere perde çekiyorsak Workcube’u almayız.
Einstein “basit olsun ama sıradan olmasın” demişti. Kompleks iş proseslerinin üstesinden bir web sitesi nasıl gelebilir? diyorsak dünyanın en büyük buluşu interneti küçümsüyoruz demektir. O zaman Workcube’e siz uygun değilsinizdir.
Hergün işletmede farklı seviyelerde kararlar alınır. Bilgiye dayalı, sezgiye dayalı… İyi yönetim için ikisi de gereklidir. Karar almak için ihtiyaç duyduğumuz bilgi, rapor çabucak, doğru ve güvenilir olarak zaten geliyorsa, bunun için en pahalı elemanlar vakit/para harcamıyorsa Workcube’ünüz zaten var demektir.
İşin aslına bakılırsa bilgi sistemlerini bir performans kaynağı olarak görmek yerine daha iyi iş süreçleri gerektiren bir destek olarak görmeliyiz. Aşağıdaki amaçlara sahipsek, Change/Challenge yani değişime direnmek yerine ona meydan okumaya adaysak o zaman Workcube alma zamanı gelmiştir.
İşte amaçlarımız/amaçlarınız!
- Yeni bir işletmecilik anlayışına destek yaratmak,
- Yeni pazarlar ve müşteriler ile olumlu ilişkiler geliştirmek,
- Firma uzmanlıklarına çalışanların maksimum katkısını sağlayabilmek
- İşletmeyi katma değer yaratan aktiviteler etrafında yoğunlaştırmak
- Sorunları çözümlemeye proseslerin geliştirilmesi İle başlamak
- Bu amaçları en iyi sağlayacak yapıları oluşturmak
İnsanlar unutur, bilgi sistemleri hatırlatır. Sistemler bizi geleceğe taşır, bize kurumsal hafıza verir. İşten ayrılanlar, pozisyonu değişenler, bilgisayarı çökenler kurumsal hafızadan bir parça alıp götürürler. “Kurumsal hafıza parçalanması” yaşamıyorum diyenler için Workcube gereksizdir.
Ömer Turhan / Workcube Kurucu Ortak
|